Aile Her Şeye Değer İsimli Grundtvig Workshop Programı
Koordinatörlüğünü Denizli Valiliği AB Projeler Koordinasyon Merkezi Proje Uzmanı Durmuş SEVİNDİK'in yürüttüğü Avrupa Birliği Grundtvig Workshop projesi Denizli Eğitim Gönüllüleri Derneği'nin ev sahipliğinde 3-10 Nisan tarihleri arasında uygulandı.
Türk Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Grundtvig Çalışma Projesi çerçevesinde Almanya'dan dört, Hollanda'dan beş, Slovenya'dan üç ve Slovakya'dan üç kişiden oluşan toplam 15 kişilik bir grup Denizli'de buluştu. Türk aile yapısı, gelenekler, aile içi iletişim, düğün, kına gecesi, Türk yemekleri gibi konularda sunumlar, tanıtımlar ve değişik faaliyetler yapıldı. Workshop programına katılan katılımcılar arasında Fizik Profesörü, Sosyal pedagog emlakçı iş kadını, öğretmen, okul müdürü, doktor, ev hanımı, üniversite öğrencisi gibi değişik meslek sahipleriyle bir aile katıldı.
Bir hafta süren programda katılımcılar, seminerler, aile ziyaretleri ve gezilerle Türk ailesini ve kültürünü tanıdılar. Denizli ve çevresini gezdiler. 'Aile her şeye değer' seminerleri kapsamında eğitimci ve aile danışmanlık uzmanı Türker İşler, aile modellerini anlattı. Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Bilal SAMBUR, ailenin psikolojik yapısına değindi. Sambur, iki oturumda anlattığı aile yapısı kapsamında ilgi ve dikkatle dinleyen Avrupalı katılımcılara, " Türk ailesinde aile fertleri misafiri normal bir misafir olarak değil onu Allah'ın misafiri olarak kabul eder ve ona iyi muamele yapmayı ibadetlerinin bir parçası olarak görür. Misafirperverliğini ibadet yapıyormuş anlayışıyla gösterir" dedi. Semineri takip eden Bettina KOEPER, bu cümleler karşısında 'Ziyaret ettiğimiz ailedeki uygulamaya tıpatıp uyuyor' diyerek Sambur'un söylediklerini destekledi. Programı dikkatle izleyen Prof. Stefan MULLER, öğle yemeği esnasında Türk katılımcılardan birinin kulağına eğilerek, "Türkiye'ye gelmeden önce çok farklı düşünüyordum ama kafamdaki bütün değerler yer değiştirdi.'' dedi.
Seminerler sonunda Avrupalı misafirler gruplar halinde iki akşam değişik ailelere misafir oldular. Misafir oldukları ailelerde akşam yemeklerini yiyen misafirler, aile fertleri ile değişik konularda sohbet ettiler. Merak ettikleri aile yapısı, eğitim, ailede hanımların konumu, ülkenin kalkınması, inancın aile yaşantısına etki gibi sorular sordular. Bazı evlerde yer sofrasında yemek yerken, bazı evlerde ise modern yemek odalarında özenle hazırlanmış masalarda yemek yediler. Erol TOKAT'ın evine misafir olan Alman grup, aile ve çocuklar üzerine derin sohbet yaptılar ve ailenin çocuklarını eğitimi ve çocukların okullarındaki başarısı konusunda takdirlerini belirttiler. Ev sahibinin çok yoğun bir ikramda bulunması misafirleri çok etkiledi. Alman grubu aileden ayrıldıktan sonra, "Aile fertleri çok sıcak kanlı, misafirperver ve güvenilir insanlar." dediler. Avrupalı misafirlerin söyledikleri genelde aynı şeylerdi: "Karşılaştığımız insanlar samimi, misafirperver ve güvenilir insanlar. Arzularımızı gözlerimizden okuyorlar, bizleri memnun etmek için yoğun gayret gösteriyorlar.''
Rehber eşliğinde Pamukkale ziyareti sırasında, bir ihtiyaç sahibine sadaka verdiğimizi gören Bielefeld Üniversitesinde görevli Bettina KOEPER, kalyona doğru giderken ben bir şey halletmem lazım geri dönmem lazım dedi (Sadaka verdiğimiz kişiden yaklaşık 50 metre uzaklaşmıştık) geri döndü, ihtiyaç sahibi yaşlının yanına giderek o da sadaka verdi ve, "Ben iyiliklerin geri döneceğine inanıyorum." demesi katılıcıları çok etkiledi. Misafirler her geçen gün, '- Yazık bir günümüz daha gitti' diyerek zamanı durdurmak mümkün olsa bu güzel günlerin çabuk geçememesi için durduracaklarını belirttiler. Misafirler, her gün ayrı ayrı yer ve insanlar görmenin tarifi imkansız olduğunu dile getirdiler. Son gün yapılan veda gecesinde hanımlar misafirlerle beraber mantı ve sarma yaptılar. Kına gecesinde Bettina KOEPER sembolik gelinlik kıyafeti giydi ve kına yakıldı. Misafirler tarifi imkansız haz aldıklarını ve bu hatıraları hiç unutmayacaklarını dile getirdiler.